29-MAHKEMEDE İFADE VERDİM

Sattığım Horida arabanın çeki karşılıksız çıkmış ve tüm çabalarım boşa gitmişti. Bu olay ardından, aynı şahıslara benim gibi araba kaptıran birkaç kişiyle tanıştım. Beni bir yere götürdüler. Götürüldüğüm yerde, “Biz senin kaptırdığın parayı alırız. Ama önce bize biraz para vermelisin. Ayrıca çeki de ciro edeceksin” dediler. Bu sayede, Konya’da güç ve nüfuz sahibi olmuş “Baba”ları da tanımış oldum. Ama çeki kimseye vermedim.

Daha sonra, Konya’da noter başkâtibi olan Çumralı bir arkadaş çeki kendisine vermemi, parayı kurtarmaya çalışacağını söyledi. Ona güven duydum ve ciro etmeden çeki kendisine verdim.

İstanbul’a taşmma kararı aldığım için evde hazırlık yaptığım bir gün Çumra karakolundan birileri gelerek beni çağırdılar. Gittim ve karakolda o başkâtip arkadaşı gördüm. Benim verdiğim çekin tarihini değiştirerek Ankara Araba Pa-zarı’ndan bir araba alıyor. Arabayı daha sonra Ereğli’de satıyor. Ankara’daki araba satan kişiler, çekin vadesi gelince arkasını ciro etmiş olan o başkâtip arkadaşı buluyorlar ve arabayı Ereğli’de satmış olduğunu öğrenerek burada mahkeme açıyorlar. Başkâtip arkadaş çeki benden almış olduğunu söyleyince de ben iki-üç defa mahkemeye gidiyor, ifade veriyorum. Ama suçsuz olduğum için beraat ediyorum. Ne var ki, başkâtip arkadaş suçlu bulunup hüküm giyiyor.

Ben, önce paramın, sonra da zamanımın böyle heba oluşuna içerliyorum bir zaman. Ve ne kadar akıllı olsam da, benden daha akıllıların (elbette ki şeytani akıl) bulunacağını kabul ederek, Yüce Allahımm bu tür insanlarla beni bir daha karşılaştırmaması için dua ediyorum…