33-100 DOLAR SAHTEYMİŞ

Yine dükkânı ilk açtığım günlerden biriydi. Orta yaşlı bir hanım 100 Dolar uzatarak, “Bir çeyrek altın istiyorum” dedi. Parayı dikkatle inceledim. Biraz eskiyip yıpranmıştı ama sahteye benzemiyordu. Bunu ilk fırsatta yenisi ile değiştireceğime karar vererek 100 Dolar’ı aldım, değişimi gerçekleştirdikten sonra çeyrek altını verebileceğimi söyledim. Kabul etti.

Kapalıçarşı’da işim olduğu bir gün Unkapanı’ndaki Merkez Bankası’na gittim. Veznedeki bayana Dolar’ı uzatınca bayan benden kimlik istedi. Çıkardım, verdim. Ve ben Dolar’m Türk Lirası’na çevrilmesini beklerken 2 güvenlikçi yaklaşarak iki yanımdan koluma girdiler ve bir odaya götürüp beni sorguladılar. Daha sonra gelen polis otosuyla semt karakoluna, oradan da Gayrettepe’ye götürüldüm. Parmak izim alındı ve mahkemeye çıkarıldım. Savcı tutuksuz yargılanmama karar verdi.

Mahkemelerde 8 ay süreyle uğraştım. O sahte 100 Dolar’ı ben basmıştım sanki. Kaldı ki böyle bir şey yapsam kalkıp Merkez Bankası’na gider miydim?

Ben, bu işi yapanların ceremesini çekiyordum. Onlar ya suçları sabit görüldüğünde fişlenmiyor, ya da bir yolunu bulup yasalardan paçayı sıyırıyorlardı.