40-TANIDIK MOBİLYACIDAN GELEN TELEFONLA DOLANDIRILDIM

Bir pazartesi günüydü. Dükkânımı yeni açmıştım. Telefonum çaldı ve ahizeyi kaldırdım. Arayan mobilyacı Bilâl abi idi. “Bir arkadaş biraz Mark bozduracak. İlgilenirsen sevinirim” dedi. “Olur” diye karşılık verdim.

Aradan 5 dakika kadar geçmişti ki dükkânıma iki erkekle bir bayan girdi. Erkeklerden biri yaklaşarak, “Abi, ben Bilâl’in tanıdığıyım. Bankada biraz Markımız var. Getirip size bozduracağım. Ama bu arkadaşa 300 milyon ödemem gerekiyor. Sen ver, ben Markları getirince hesaplaşırız” dedi.

Bilâl abinin tanıdığı olmaları, güven duymam için yeterli sebepti. Bu duyguyla adamın avucuna 300 milyon lirayı saydım. Ve bankadaki Markları getirmek için çıkıp gittiler.

Aradan 2 saat geçti ama ne gelen vardı ne giden. Telefonla Bilâl abiyi aradım, “Senin arkadaş gelmedi. Ne oldu abi?” diye sordum. O da bana “Biraz daha bekleyelim” karşılığını verdi. Ama yine gelen giden olmadı.

Merak ve kuşkuya düşerek Bilâl abiyi tekrar telefonla aradım. Ondan bu defa aldığım bilgi her şeyi açığa çıkarıyordu.

“Onlar önce bana gelerek 5 milyar liralık mobilya seçtiler. Bankada yüklü miktarda Markları olduğunu söylediler. Bana, Markları bozdurmak için bir tanıdık olup olmadığını sordular. Ben de sana telefon açtım. Bizi olaya inandırmak için de, söyle abi Markları yüksek alsın dediler. Ben, satacağım 5 milyarlık mobilya hayaliyle sana vardıklarında 300 milyon para tokatlayacaklarını elbette ki düşünemezdim. Ben de mobilya alımından caymasınlar diye onlara bir kıyak yapmak istedim ve sana, gelen arkadaşlar tanıdıktır, Markları yüksek boz dedim…”

Olan yine bize olmuş, 300 milyon kanatlanıp uçmuştu.