42-GÜVENİ KÖTÜYE KULLANMAK

O şaibeli ‘Trabzon setini kasada 1-1,5 ay kadar beklettim. Daha sonra seyyar çeyrek altıncı arkadaşa verdim. İçinde 3-4 gram altın varsa bir ihtiyaç sahibine verir, hayır duasını alırım diyordum. Ama seti verdiğim Recep adlı arkadaş bir daha gelmedi.

Aradan 5-6 ay kadar zaman geçti. Bu defa ben toptancı çeyrek satıcısına gitmiştim. Recep’i sordum, “Ne yapacaksın?” dediler. Ona bir Trabzon seti verdiğimi, içindeki altını ayrıştırıp bana getireceğini söyledim. “Eyvaah, o seti sen verdindi demek! Recep onu diğer hurdaların içine koymuş. Biz de Recep’e olan güvenimizle tarttık ve hurdaya attık. Ama yaptığımız raporda bir hayli açık çıktı. Akşam kapatma saati olduğu için Recep’in getirdiği seti tam inceleyememiş-tik. Recep’i aradık ama bize bir daha gelmez oldu” dediklerinde bir güvenin nasıl kötüye kullanıldığına bir kez daha tanık olmuştum.

Recep hem bana, hem de toptancısına kazık atmıştı…