50-GÖZYAŞLARI DÖKEN YAŞLI BAYAN

Yaşlı bir bayan vardı. Zaman zaman dükkânıma gelir, ölen beyinin arkasından gözyaşları dökerdi. Ben de kendisine ilgi gösterir, içecek birşeyler ısmarlayıp gönlünü hoş etmeye çalışırdım. Böylece aramızda sıcak bir tanışıklık doğmuştu.

Bir gün yine geldi ve “Müşteriden gelen ikinci el birşey var mı?” diye sordu. Tanıdık olduğu için onu memnun etme düşüncesiyle, bir müşteriden satın almış olduğum kalın bir boyunluğu çıkarıp gösterdim. Ve ondan yana en küçük bir endişeye kapılmadan öbür müşterilerle ilgilenmeye başladım.

Aradan belli bir zaman geçti. Birkaç müşteri girdi çıktı. Yeni işe aldığım eleman bana birşey demek istiyor, zorlanıyor ama söyleyemiyordu. Ondaki sessiz ve sıkılgan yapıyı bildiğim için eğildim, fısıltılı biçimde “Ne var, ne oluyor ?” diye sordum. O da bana yavaş bir sesle, “O teyze boyunluğu çantasına koydu” dedi.

%

Hemen kadına döndüm, “Abla, verdiğim boyunluk ne oldu ?” diye sordum. “Aaa! Dalmışım, kendimin sanıp çantama koymuşum” karşılığını aldım. Hiç beklemediğim biri bunu yaparsa… diye derin bir üzüntüye kapıldım.

Aradan 6-7 yıl kadar bir zaman geçti. Kadın, benim o olayı unuttuğumu sanarak yine geldi. Ama unutmamıştım. Yeni bir olaya önlem olur düşüncesiyle tezgâhtar arkadaşları kadın hakkında bilgilendirdim, uyardım.