56-KUYUMCUYA GİRİP ÇIKANLAR DA TAKİP EDİLİYOR

33 yıl devlet kapısında çalışan Hüseyin amcam emekli olunca maaşını ve rahmetli hanımından kalan bir kısım altını alarak bana geldi. Altınları bozup paraya çevirdik ve üzerine emekli maaşını da katarak tezgâhtarımız Fırat’a verdik. Fırat bankaya gitti, karşılığında 600 Dolar getirdi. Hüseyin amca Dolarları ceket iç cebine koydu, dükkândan çıkıp evinin yolunu tuttu.

Aradan henüz bir saat geçmişti ki, Hüseyin amcanın mali müşavir olan oğlu dükkâna geldi ve üzgün bir biçimde anlatmaya başladı:

“Babam buradan çıkıp eve gelirken gençten biri önüne çıkıyor ağabey. Elini öpüyor ve sarılıyor. Ben senin oğlunun asker arkadaşıyım amca, sen benim de babam sayılırsın diyor ve ceketini çekiştirip “Aaa Buraya pislik bulaşmış. Dur, silip temizleyeyim” diye sürdürüyor sözlerini. Sonra da yeniden elini öpüyor, uğurluyor babamı. Ancak, babam eve geldiğinde, cebindeki Dolarların yerinde yeller estiğini görüyor. Üstelik babam kalp hastası ağabey! Öyle üzüldü, öylesine perişan oldu ki…”

Biz de çok üzüldük ama olan olmuş, yapacak bir şey kalmamıştı.