58-YAŞLI KOMŞUM AŞIRI SAMİMİ GÖRÜNME ÇABASINDAYDI

Bir yaşlı bayan vardı samimi olduğum. Bir oğlu ve bir kızıyla kirada oturuyordu. Bu kadınla samimiyetimiz o derece ilerlemişti ki, sabahlan kahvaltılık poğaça-börek yapar, dükkânıma getirirdi.

Bir cumartesi günü akşam saatlerinde, üzerinde şık bir giyimle dükkâna geldi. “Mustafa bey kardeşim, bu akşam bir yakınımın düğünü var. Dosta-düşmana karşı birşeyler takmak istiyorum. Şöyle ikinci el bir setle birkaç bilezik versen de pazartesi getirsem. Ne dersin ?” diye dilekte bulundu.

Çok samimiydik dedim ya. Böyle bir dileği reddedemezdim bu yüzden. Kasayı açtım, 54 gramlık bir setle 6 adet ikinci el bilezik vardı. Hiçbir kuşku duymadan ne varsa çıkardım ve verdim. Teşekkür etti, çıkıp gitti.

Pazartesi oldu. Umutla bekledim o gün. Salı oldu, emanetler yine gelmedi. Çarşamba günü dayanamadım, yanımda çalışan elemanı kadının evine gönderdim. Döndüğünde şöyle dedi:

“Ev bomboş abi. Perdeler bile sökülmüş.”

Olduğum yerde bir süre şok yaşadım.

O günden sonra kadını araştırmaya başladım ama izine bir türlü rastlayamadım. Aradan bir ay geçmişti ki, muhtarlık kayıtlarından Yenibosna tarafına taşınmış olduğunu öğrendim. Bir akşam tespit ettiğim eve gittim. Elimde küçük bir hediye de vardı. Kapıyı kendi açtı. Beni görünce “Aaa!” diye haykırdı, “Benim sana borcum falan yok. Eğer bir da-ha kapıma gelirsen kızıma tacize geldi diye bas bas bağırırım, bilmiş ol!”

Bu defa ilkinden de büyük bir şok yaşadım ve elimde hediyem, yıkık bir biçimde geriye döndüm. Beni öyle hassas bir şeyle tehdit etmişti ki, o eve bir daha gidemezdim.

Adına bir fatura düzenleyip adresine gönderdim ve ardından icraya verdim. Ama onun imzaladığı bir belge olmadığından bunu da inkâr etti. Olayı ispatlamak çok zor, hatta imkânsızdı. Bu yüzden mahkemeye de gitmedim.

Ve bir setle 6 bileziğin üzerine bir bardak su içtim…