59-AKŞAMÜSTÜ GELEN 3 ADET ALTIN BİLEZİK

Tanıdık bir taksici, tam dükkân kapatacağımız sırada, yanında sarhoş bir adamla içeriye girdi. Elinde 3 adet bilezik vardı. Tarttık, hesapladık, 320 milyon lira dedik. “Tamam” dediler ve gittiler.

Aradan bir ay kadar zaman geçmişti. Aynı taksici arkadaş yine elinde 3 bilezikle dükkâna geldi. “Ağabey, altın yükseldi. Şu bileziklere bir bakıver hele” dedi. Bilezikleri elime alır almaz sahte olduklarını anladım ve “Bunlar sahte” dedim. Taksici bu sözüme müthiş bir tepki gösterdi ve bana, “Bunlara altın diyen sizsiniz. Şimdi neden sahte diyorsunuz ?” sözleriyle çıkıştı.

Ortada karmaşık bir durum olduğunu anladım ve adama, “Otur hele arkadaş. Anlat bakalım ne oldu ?” diye sordum. Anlatmaya başladı.

“O gün size sorup fiyat öğrendikten sonra Esenler’e gittik. Adamın orada güya tanıdık bir kuyumcusu varmış. Vakit de tam kuyumcuların dükkân kapatma vaktiydi. Adam kapalı bir kuyumcu dükkânı önünde taksiyi durdurdu ve “Aaa, kapamış” dedi. Sonra, “Sen iyi adama benziyorsun abi. Al şu bilezikleri” dedi. Üzerimde o günkü hasılat olan 250 milyon vardı. Taksi ücreti de 15 milyon tutmuştu. Bu parayı verirsem toplam 265 milyon ederdi ve hesaba göre 55 milyon kazanca geçerdim. Parayı verdim ve adamı gönderdim. Ben bunları, o gece sana gösterdiğimiz bilezikler sanıyordum. Ama sarhoş ayağına yatan o uyanığın cebinde 3 gerçek, 3 de sahte bilezik varmış demek. Sana gerçek olanarı gösterdikten sonra el çabukluğu ile bana sahteleri kakalamış!”

Taksicinin hikâyesi gerçekten inanılmayacak kadar ilginçti. Ve zavallı adam ava giderken avlanmıştı…