66-ALTIN YUMURTLAYAN TAVUK

Şakayı seven bir yapıya sahibim. Şaka yapar ve bana yapılan şakayı da olgunlukla karşılarım. Ancak yaptığım ve yapılan şakaların kaba ve kırıcı olmamasına dikkat ederim.

Şakaya olan ilgim nedeniyle devamlı izlediğim Çetin Çiftçioğlu’nun “Şakacı” programının canlı yayınma katıldım. Orada kendisiyle tanıştım ve işyeri kartımı verdim. Bu sırada “Altın Yumurtlayan Tavuk” içerikli bir şaka yapmak istediğimi de ekledim. Kartımı aldı ve ayrıldık.

Aradan 15-20 gün geçmişti. Çetin Çiftçioğlu işyerime geldi. Olayı kendisine ayrıntılı olarak anlattım. Bir yumurtayı altm kestiğimiz ince testere ile kesecek, açılan yerden içine çok ufak altın parçacıkları koyacaktık. Sonra kesilen yerdeki izi beyaz alçıyla sıvayacak ve yumurtayı eski hâline döndürecektik. Yaptığımız denemede başarılı olmuştuk ve yumurtaya bir işlem yapıldığı kesinlikle belli olmuyordu. Şimdi iş birkaç tavuk bulup bu yumurtaları tavukların altına koymak ve şaka yapılacak kişilere yumurtaları elleriyle kırdırmak olacaktı.

Teklifim Çetin Çiftçioğlu tarafından çok beğenildi. Bana, Şaka yumurtalarını gelecek çarşamba gününe kadar hazırla” dedi ve gitti.

Ben hemen o gün 10-15 yumurta içine ufacık külçe altınlar koyarak hazırlığa başladım. Sonra büyük bez afişlere “Japonya’dan ithal damızlık tavuk” yazıları yazdırdım. Güzel bir tesadüf eseri, şakanın gerçekleşeceği günden bir gün öncesi işyerime yeni evli Japon bir çift müşteri olarak geldi. Yapacağımız şakayı anlattım ve bir gün sonra tezgâhta durup duramayacaklarını sordum. Onlar da bu şakayı sevmiş olacaklar ki “Olur” dediler.

Çarşamba oldu ve Çetin Çiftçioğlu ile yapım ve çekim ekibi işyerime geldi. Japon eşleri de alarak Topkapı’ya gittik, hayvan barınağına yakın bir yerde özenle bir tezgâh hazırladık. Gizli kameralar yerini aldı ve çekim başladı.

Birkaç kişi tezgâh başına gelip tavuklarla ciddi biçimde ilgilendi. Japon eş tavuklara 5000 Amerikan Doları istiyordu. Olaya büsbütün inanan biri cebinden 3000 Dolar çıkarmış, kalan 2000 Dolar için senet yapılmasını teklif ediyordu. Arada bir yumurtadan çıkan şeyin altın olduğundan kuşku duyanlar da oluyordu. Ama o zaman ben devreye girip kuyumcu kartımı gösteriyor ve onların gerçek altın olduğunu söylüyordum.

Tabii, o gün olaya gülüp geçenler olduğu kadar oltamıza bir sürü sazan da takılmıştı. Ve bu olay, yaşantımızda tatlı bir anı olarak kaldı…