67-BİTERKEN

Yarım yüzyıllık bir hayatın ilginç anılarını sizlerle paylaştım değerli dostlarım, saygıdeğer okurlarım. Bu anıların kiminde ders ve ibret, kiminde yoğun bir duygu, kiminde de zor bir yaşamın tatlı-şakacı yüzü yüklüydü. İçinizi, yaşadığım üzücü bir olayla kararttıktan sonra bir duygusal ya da şakacı bir anıyla yıkamak, serinletmek istedim. Ama önsözümde de kısaca değindiğim gibi, ana amacım, yaşadıklarımdan ve hatalarımdan benden sonra geleceklerin ders ve ibret almasıydı.

Hayat hatasız olmuyordu ama yaşanılan deneyimler yada kazanılan bilgilerle bu hataları en aza indirmek mümkündü. İşte ben, bu görevi üstlenerek sizlerle bir hayatı paylaştım. Bu kitapçığı oluşturmaya çalıştım.

Türk-islâm tarihinin en büyük düşünce adamı olan Hazret-i Mevlâna’nın o en veciz sözünü koydum kitabıma ad olarak.Bu bir iddia, bir haddini aşmaydı belki. Ama, Yüce Allah’ıma hamdolsun ki, O’nun yaşadığı topraklarda doğmuş ve nemalanmış bir insan olma ayrıcalığında, bunu kendime bir şans, bir kutsal hak olarak gördüm. Yoksa ‘Hamlık” ve “Pişmek” bir yana, “Yanmak” kimin haddine o Hazretin dışında…

Bu çabamla vatanıma ve onun soylu insanlarına, yani milletime küçücük bir hizmet verebiliyorsam eğer, Yüce Allah’ıma hamd-ü senalar olsun.

Beni okuma lütfunda bulunduğunuz için teşekkür ve saygılarımı  sunuyorum.

Güngören