8-İLK YEDİĞİM KAZIK “FAZİLET ÇAYEVİ”

Şifa Çayocağı’nm taksitlerini ödemiş, borcumu bitirmiştim. Artık para kazanıyordum. Bu arada bir arkadaşım, bir başka yerde satılık bir çayocağı olduğunu söyledi ve ilgilendim, “Gidip bakalım” dedim.

Tabii ki bir çayocağmın değeri, sattığı günlük çay adedine bağlıydı. Hem birer çay içer, hem de durumu, yerinde tespit etmiş olurduk. Bu düşünceyle adı geçen yere gittik.

İçeride 3 masa vardı ama garsonun tepsisindeki bardaklar beşer-onar dolup dolup boşalıyordu. Oturduğumuz bir saat süresince en azından 150 bardak çay içilmişti. Durum tahminimden de iyiydi. Sahibiyle pazarlık ettik ve iyi bir parayla burayı, satın aldım.

Ama çok geçmeden yanılmış olduğumu, daha doğrusu kandırılmış olduğumu anladım. Çünkü biz gelmeden önce çaylar bedava diye çevre esnafa duyuru yapılmış. Kimi gelerek içmiş, kimi diyafonla sipariş vermiş. Tabii ki iki saatliğine bedava olan çay da su gibi akmış.

Daha sonra bir esnaf arkadaştan edindiğim bu bilgiyle, 19 yaşında iken hayatımın ilk kazığını yemiş olduğumu da öğrenmiş bulundum.