20-SEYİT AHMET DE GÖTÜRMÜŞ

Tezgâhtar Bayram’dan sonra Seyit Ahmet’i tezgâhtar olarak işe aldık. Kuruyemişçilik, günde 16 saat mesai gerektiren zor bir iş. Tek başımıza bunun üstesinden gelemezdik.

Ancak, akşam saat 19-24 arasında işlerimiz çok iyi olmasına rağmen, Seyit Ahmet tezgâhta olduğu zamanlar hasılat düşük olmaktaydı.

Durumu anlamak için bir plân yaptım. Adanalı terzi arkadaşıma 100 milyon verdim ve “Benim dükkâna git, Seyit Ahmet’e düğünüm var de. 5’er kilo 100 milyon tutarında çerez al” dedim. Konya düğünlerinde çerez ikram etmek adettir. Terzi arkadaşım da gidip söylediğimi aynen uyguluyor ve 100 milyonluk, çerez alıyor.

Sabahleyin işyerime geldim ve tezgâhtarın kasayı yazarak paraları koyduğu yere baktım. Kasa satışı 75 milyon liraydı. Demek ki benim terzi arkadaşıma aldırdığım 100 milyonluk alışverişten 25 milyon çalınmıştı. O gece daha ne kadar gittiğini artık Allah bilir…

Akşam 19’da Seyit Ahmet işi devralmak için geldiğinde, Seyit Ahmet, Adanalı terzi dün gece 100 milyonluk peşin çerez almış. Ama kasa eksik. Nasıl olur bu?” diye sorduğumda ne cevap verse iyi; “Aldı ya. Ama o, çerezi ödünç aldı abi!”

Tabii, “Çaldım” diyecek değildi ya…